Etiket arşivi: ispanyolca

‘Dilimlerim’ ve sabunlarım

Kış bir sıcak bir soğuk akıp gitmeye devam ederken sıcak evimde kendimle başbaşa günlerim de sürüyor. Evde herkesten uzak kalmak çocukluğumdan beri sevdiğim bir şeydi. Şimdi elimden geldiğince bu durumun tadını çıkarmaya çalışıyorum.

İlgim çeşitli etkinlikler arasında hızla gidip geliyor. Bazen günlerce üst üste “okunması gerekenler” listemden kitap okuyorum; öyle ki çoğu kez bir günde bir kitabı bitirecek kadar konsantre oluyorum. Son dönemde okuduklarım arasında Hemingway “Çanlar Kimin İçin Çalıyor” Neil Gaiman “The Ocean At The End Of The Lane”, Jasper Kent “Twelve” ve Markus Zusak “Kitap Hırsızı” var.

Yüz Yıllık Yalnızlık
Yüz Yıllık Yalnızlık

Masamın üzerinde Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in “Yüz Yıllık Yalnızlık”ı duruyor, ancak dönemsel olarak “kitap dilimi”nden çıkmış ve yeniden “DIY dilimi”ne girmiş bulunmaktayım, o yüzden güzelim kitabı elime alasım yok son günlerde.

İspanyolca korku tüneli

Yeni sardığım etkinliklerden biriyse İspanyolca filmleri İspanyolca alt yazıyla izlemek. Dil öğrenirken yapılacak en faydalı işlerden birisi… İspanyol sineması korku ve thriller türünde oldukça zengin olduğu için ve ben de korku filmi izlemeye bayıldığım için geçtiğimiz günler oldukça keyifliydi. El Cuerpo (The Body), Tesis (Thesis), El Orfenato (The Orphanage) ve El Laberinto del Fauno (Pan’s Labyrinth)… Bunlar bana İspanyolca alt yazı bulmak konusunda hiç zorluk çıkarmadı.

Kaynak: 25-horas.com
Kaynak: 25-horas.com

Filmleri izlerken zaman zaman durdurdum ve benim için henüz hala hızlı olan akışı biraz yavaşlatarak birçok kez cümleleri tane tane okudum. Arada kilit bazı kelimelere Google Translate’ten baktığım da oldu. Yine de bunların sayısını filmi soğutmayacak seviyede tutmayı başardım ve tüm filmlerden çok keyif aldım. Bu sırada İspanyolca derslerde de dili daha kıvrak kullanmaya başladım, yaptığım egzersizler hemen kendini gösterdi. Ama en son indirdiğim filmlerin hiçbirine İspanyolca alt yazı bulamadım, bu nedenle İspanyolca dilimini de ileride geri dönmek üzere şimdilik bir kenara bıraktım.

Bir tarafta da kavgalı olduğum “yazı dilimi”  var, onu da unutmamak lazım. Açıkçası bu ara yazı dilimine, henüz içine tam olarak girmemiş olsam da, yakın hissediyorum kendimi. Bugün blog yazmak için gelen dayanılmaz istek sanırım bunun göstergesi. 

Bir Denizkızı’na rastladım

İçinde bulunduğum dilim ise DIY! Bu ara yine elimden iPad düşmüyor. Sürekli sabun yapımıyla ilgili yeni şeyler araştırıyorum. Yaratıcı ve farklı formüller bulmaya çalışıyorum. bu sırada el alışkanlığımın da artmasını istiyorum. O yüzden sık sık denemeler yapıyorum. Bu süreçte en kıymetli kaynaklarım ise Pinterest ve Youtube. Son olarak Youtube’da Ariane Arsenault ile karşılaştım. Bu sevimli kadın Kanada’nın Quebec bölgesinde Magdalen Adaları’nda (Iles de Madeleine) bir hediyelik sabun dükkanının sahibi. La Fille De La Mer (Deniz Kızı) markasının yaratıcısı Ariane’in dükkanından içeri (youtube aracılığıyla) şöyle bir girip de hayran kalmamaya imkan yok. Sabunların hepsi şeker gibi. Aşağıdaki videonun 11. dakikasından itibaren mağazayı görme fırsatınız olacak.

Bu güzellikleri görünce ben de kendimce sabunları eritip kalıba dökmekten daha farklı neler yapabilirim diye düşünmeye başladım. Malum benim dev kalıplar ve kazanlarla çalışabileceğim bir atölyem yok. Evimin en minik yeri olan mutfağımda minimum araç gereçle bu uğraşımı sürdürmeye çalışıyorum. Kendimi zorlamadan ama daha orjinal neler yapabilirim diye sorgularken bu kez Pinterest imdadıma yetişti. Yaratıcı insanların boardlarından güzel fikirler aldım ve sonunda sabunlarıma doğal malzemeler katarak onları renklendirmeye çalıştım. Sonuç şöyle oldu:  

Homemade Soaps

Küçük yıldızların içinde limon esansı ve limon kabuğu rendesi var. Limonun canlandırıcı, enerji verici ve cildi yenileyici etkisi olduğu biliniyor. Transparan – mor dairelerin içine peeling etkisi yaratması için haşhaş serptim. Sarı kalplerin içinde kurutulmuş ıhlamur çiçeği ve tomurcukları var, mis gibi limon ve ıhlamur kokuyor.  Mavi kalplerde swirling metodu kullanmaya çalıştım. İki farklı mavi tonunu aynı anda kalıba dökerek karıştırdım. Güllerim ise kahveli. Kahveli sabunlar internetteki araştırmalarıma göre mutfak sabunu olarak geçiyor, çünkü kahve eldeki soğan sarımsak kokusunu alıyormuş.  

Reklamlar

Ricardo ile tanışın

dsc_0001

İspanyolca hocamla tanışın! İsmi Ricardo Gamboa Salazar. Kendisi Kolombiyalı bir ressam. Ricardo’nunki de farklı kıtalarda sonuçlanan birçok hikaye gibi aşkla başlıyor aslında. Londra’da dil kursuna gittiği sırada bir Türk kızına aşık olmuş ve tutmuş İstanbul’un yolunu. Şimdi Banu ve Ricardo evliler ve beş yaşlarında Yunus adında dünya tatlısı bir oğulları var.

Barcelona hayalleri

Bizim İspanyolca sevdamızsa Akdeniz ülkelerinin içimizi kıpır kıpır eden sıcaklığından geliyor sanırım. Her zaman tası tarağı toplayıp Barcelona’da bir cafe işletme sevdamız oldu arkadaşlarla. İşinden gücünden sıkılan bu hayale sarıldı. Çok konuştuk bunu, o kadar ki gerçekliğini yitirdi konuşa konuşa. Ama bize bundan geriye kalan İspanyol diline yönelik bir merak oldu. 

Artık konuşabiliyoruz

Biz Barcelona’ya yerleşme hayalleri kurarken dil öğrenme aşkı bize daha uzaklardan, Kolombiya’dan bir dost getirdi. Umur’un daha önce IBM’e grup dersi vermiş olan Ricardo’yu önermesiyle derslere başladık. Haftada bir gün iki saat gramer kitabımız önümüzde ufak adımlarla giriştik İspanyolca’ya. Bir yılı doldurmak üzereyiz. Bu sürede artık derslerimizin yarısını conversation’a ayırabilecek seviyeye geldik. Ricardo ise çok iyi arkadaşımız oldu. Onu tanımak, İstanbul’da ona denk gelmek gerçekten büyük şans.

Ricardo bildiğiniz Kolombiyalılardan değil. Kahveyle ve dansla hiç arası olmasa da onda bundan çok daha fazlası var. Bir Kolombiyalı’dan beklediğimiz eğlence ve espri anlayışı konusunda bizi yanıltmayan dostumuz, aynı zamanda  ressam ve mükemmel bir fotoğrafçı.

orkideler

Resimlerini yakından görme fırsatı bulduğumda renklerin canlılığı ve makro çizimlerin algıda yarattığı yanılsamalardan çok etkilendim.

elma

Ricardo’nun Kolombiya’da yaşadığı köyden esinlenerek çizdiği peyzaj resimleri de görmeye değer.

18972_265441458441_6494702_n

Benim favorim ise “Silencios” serisi

kus1

Resimle ilgileniyorsanız, Ricardo’nun tabloları ilginizi çekerse, gamboart@yahoo.es adresinden ona ulaşabilirisiniz. İspanyolca ve/veya resim dersi almak isterseniz yine Ricardo’ya mail atmanız yeterli. Ayrıca Ricardo yuva ve okullar için duvar resimleri de yapıyor. Ricardo’nun çalışmalarına web sitesindeki portfolio bölümünden ulaşabilirsiniz.