Karanlıkta bir dünya var

sergilogoIstanbul’da Avrupa yakasında yaşayanlar Gayrettepe metro istasyonunda “Dialogue In The Dark” afişleriyle karşılaşmıştır. Türkçe adıyla “Karanlıkta Diyalog” sergisi 18 Aralık’tan bu yana metro istasyonunda görme haricindeki duyularımıza ve iç dünyamıza hitap eden farklı bir yolculuk deneyimini bize sunuyor.

Merak etmiş, ancak fırsat bulamamış olanlara bu farklı tecrübeyi deneyimlemelerini tavsiye ediyorum. 

Yahudi doktorun ‘diyalog’ arayışı 

Karanlık’ta çıkılan bu yolculuğun mimarı Alman felsefe doktoru Andreas Heinecke. Heinecke’nin hikayesi, hayatını hoşgörü ve diyaloğu arayayarak geçirmesini açıklayan en önemli nedenlerden. Alman dostumuz, 13 yaşındayken anne tarafından akrabalarının soykırım kurbanı olduğunu, baba tarafının da Nazi rejimi savunucusu olduğunu öğrenmiş. Ruh dünyasında oldukça büyük bir çatışmanın içinde bulmuş kendini. İlerleyen yaşantısında hayat onu genç yaşında görev başındayken geçirdiği bir kaza sonucu gözlerini kaybetmiş bir gazeteciyle bir araya getirmiş. Bu deneyim Heinecke’nin dünyaya ve hayata bakışını değiştirmiş. O da karanlıkta hissetmeyi başardığı dünyayı başkalarıyla paylaşmak için bu projeyi başlatmış. İlk serginin 1988’de açılmasının ardından 25 ülkede devam eden etkinliklere 6 milyondan fazla kişi katılmış ve daha güzeli  sergi, 6 binden fazla görme engelliye iş imkanı sağlamış. 

Karanlıkla imtihanın korkutucu bir yanı var, kabul. Attığınız her adımda yaşadığınız güvensizlik duygusu bile insan hayatı için yepyeni bir deneyim. Bir anda evde elektriklerin kesilmesiyle karanlıkta kalmaya benzemiyor. Bu gördüğünüz en kara karanlık… Ancak bastonunuz ve görme engelli rehberleriniz sizin için bu deneyimi çok kolaylaştırıyor ve ilk beş dakikanın ardından artık karanlıkta yönünüzü bulmayı ve diğer duyularınızı kullanmayı öğreniyorsunuz. Birbirini tanımayan bir grup olarak girdiğiniz sergiden herkesin sesini ve ismini öğrenerek ayrılıyorsunuz.

Şehre farklı bakış 

Sergi alanında sizin için küçük bir şehir yaratılmış. Burada sokaklarda yürüyor, karşıdan karşıya geçiyor, meydandaki pazara uğruyor, tramvaya ve vapura biniyorsunuz. Ellerinizle yoklayarak etrafınızdaki nesneleri tanıyor, bazen bir bisikletle, bazen parktaki ağaçlarla, bazen de park halindeki bir arabayla karşılaşıyorsunuz. Dokunma duyunuzun yanı sıra sesler ve kokular da size yön gösteriyor. Bir elmayı dokunarak ve koklayarak tanıdığınızda yaşadığınız heyecan hem duyularınıza  yönelik farkındalığınızı arttırıyor hem de küçücük detayların bazılarımızın hayatında ne kadar büyük öneme sahip olduğunu görmenizi sağlıyor. Sergiden hem empati yapma yetinizi pekiştirmiş olarak hem de duyularınıza yönelik farkındalığınızı artırmış olarak ayrılıyorsunuz. Karanlıkta kahve satın alarak içmenin ve yazı yazmanın bile mümkün olduğunu görüyorsunuz. Işıktan arındırılmış bu farklı yolculuk sizi başka düşünme ve görme tazrlarıyla tanıştırıyor. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s